Haberi Hazırlayan: Anna NEMTSOVA, 18.08.2010
Editörden Not: 2010 yılında NEWSWEEK gazetesinde Anna Nemtsova tarafından kaleme alınan bu araştırma haberi (orijinal haber linki metnin en altındadır), içinde bulunduğumuz günlerde Gürcistan’da bir süredir gündemi meşgul etmekte olan ve ayrılıkçı yerel yönetimin Abhazya’daki bazı mülkleri Rus yönetimine teslim etmelerinin arkasındaki tarihsel gidişatın daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacı ile siz okurlarımızın bilgisine sunulmuştur.
Bu yazın başlarında güneşli bir öğleden sonra, Karadeniz’e bakan yenilenmiş bir tatil beldesinin bahçesinde, bir grup Rus İstihbarat Örgütü ve İçişleri Bakanlığı görevlileri tatilde vodka bardaklarını kaldırıyorlardı. Bir zamanlar Stalin’in seçkinleri için favori bir tatil yeri olan ve şimdi Gürcistan’dan de-facto ayrı olmasına rağmen Rusya’nın en yeni kolonisi olan ayrılıkçı Abhazya’da gelecek yazlarının şerefine kadeh kaldırıyorlardı. 2008’de ki savaşın ardından Abhazya ve Tskhinvali Bölgesinin Gürcistan’dan kopmasını sağlayan Rusya kendisini evinde hissediyor.
Partinin ev sahibi, sahil kenti Gagra’nın özelleştirme ve yatırım dairesi başkanı Alexander Tsyshba memnun görünüyordu. Gürcistan tarafından 15 yılı geçkin uygulanan ekonomik izolasyonun ardından, Abhazya’da yatırım neredeyse yok gibi idi, tatil köyleri boştu ve ekonomi, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) tarafından kontrol edilen bir kaç iş dışında durgundu. Şimdi ise, de-facto cumhuriyette konuşlanmış 3.000 Rus askeri, Tsyshba’nın eski FSB mensubu dostları, bölgeden lüks mülk satın almaya başladılar. “Abhazya’dan mülk satın almak için, FSB memurları, bizimle uzun süredir kurdukları özel ilişkilerini kullanıyorlar” diye açıklıyor gülümseyerek Tsyshba.
Rus İstihbaratının Abhazya ile “özel ilişkisi” bölgenin 1991’de Gürcistan’dan koparılmasından çok önce, Sovyet KGB günlerinde başladı. Stalin döneminden itibaren her Abhaz ailesinin akrabaları arasında bir KGB subayı, gizli ajanı veya muhbiri vardı. Eski ajanlar NEWSWEEK’e, KGB’nin Sokhumi’nin palmiyelerle çevrili sahil bulvarlarında hoş bir karargaha sahip olması için Moskova’nın küçük Güney Kafkasya bölgesine özel bir statü (Gürcü Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti içinde özerk bir cumhuriyet) verdiğini söyledi. Abhaz sınır muhafızlarında bir albay olan Lavrik Mikvabia, yerel halkın “Abhazya, kişi başına düşen ajan sayısında dünya rekorunu kırıyordu” diye övünmeyi sevdiğini aktarıyor. Ve eski KGB’nin analitik departmanını yöneten üç yıldızlı bir general olan Vladimir Rubanov, NEWSWEEK’e: “KGB’nin Abhazya’da her zaman özel bir gücü vardı. Tatile geldiğimde ve kıdemli bir Abhaz KGB yetkilisi olan arkadaşımla bira içmeye gittiğimde, bira ya da bir tabak yengeç için para ödemek zorunda değildik. Sadece KGB kimliklerimizi gösterdik.” sözlerini aktardı.
Kafkasya’da geleneklere saygı duyulur. Dolayısıyla, 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra KGB’nin ardılı olan FSB’nin ajanlar için eski bir KGB rehabilitasyon merkezi olan Mayak sanatoryumunu devralmasını kimse yadırgamadı. Başkan ve diğer üst düzey yetkililer, ailelerini, yazları Kruşçev’in bir zamanlar kullandığı villada (Pitsunda’da 10 km² fazla deniz kıyısındaki araziyi kapsayan, sıkı bir şekilde korunan, büyük bir tatil yeri) geçirmek için getirdiler. Bugünlerde ise, eski ve yeni Rus İstihbarat memurlarından oluşan bir kadro, prestijli arazilerdeki lüks otelleri, sanatoryumları ve yazlık evleri kiralamak ve özelleştirmek için geldi.
Rusya’nın, Abhazya ve Tskhinvali Bölgesini Gürcistan’dan “kurtarmak” için savaşa girmesinden bu yana iki yıl içinde bu bölgelerde Ruslaştırma hızlandı. Neredeyse tüm en iyi Abhazya mimari anıtları Rus yatırımcıların eline geçti: Oldenburg Prensi’nin 19. yüzyıldan kalma sarayı; Olga Kulesi; şehre bakan tepelerde Moritanya tarzında zarif bir saray daha; ve Gagra’nın en eski simgesi, dördüncü ve beşinci yüzyıllara tarihlenen antik Pers Abaata Kalesi. Geçen Ocak ayında açılan Dolfin Otel gibi lüks gayrimenkul açılışları deniz kıyısı boyunca ortaya çıktı ve Pitsunda’nın turizm endüstrisini savaş sonrası komasından uyandırdı. Gagra özelleştirme gurusu Tsyshba, şehrin “en iyi FSB tatil yeri” olduğunu gururla dile getiriyor.
Dolfin Otelin müdürü Alexander Chukbar da aynı fikirde ama temkinli bir şekilde otelin yeni sahiplerinin “herhangi birinin yanına gidip sohbet edebileceği türden insanlar olmadığını” ekliyor. Sovyet günlerinde KGB, devlet içinde bir devlet idi. Şimdi, eski KGB subayı Vladimir Putin ve onun eski ajan çevresi ülkenin tüm kontrolünü elinde tutarken, FSB’nin eli neredeyse tüm büyük Rus iş yaşamına uzanıyor. İşadamlarına dönüşen eski KGB yetkilileri, eski uğrak yerlerinde Abhazlarca sıcak bir şekilde karşılanıyorlar ve milyarlarca dolarlık yatırım getiriyorlar. Rusya’nın Rus İstihbaratı ile bağlarıyla ünlü devlet petrol şirketi Rosneft, bu yıl Sokhumi’de bir ofis açmak ve petrol zengini bir bölge olarak kabul edilen Karadeniz’de 32 milyon dolarlık bir jeolojik araştırma programı başlatmak için Abhazya’ya geldi.
Rus seçkinlerindeki diğer gruplar da ajanların yolunu izlediler. Moskova Belediye Başkanı Yuri Luzhkov, yerel halkın “Moskova Projesi” adını verdiği 70 milyon dolarlık bir tatil kompleksi için Gagra’nın dışında büyük bir araziyi kapmak için hiç zaman kaybetmedi. Luzhkov ayrıca Moskova’dan gelen yatırımları koordine etmek için Sokhumi’de Moskova Merkezi olarak adlandırılacak devasa bir ofis inşa ediyor. Rusya’nın Savunma, Tarım ve İçişleri Bakanlıkları, çalışanlarının tatil yapabilmesi için Sokhumi, Gagra ve Gudauta’daki eski Sovyet mülklerini geri aldı. Rusya’nın güneyindeki Krasnodar bölgesinin valisi Alexander Tkachev, son iki yazını Stalin’in gizli polis şefi tarafından yaptırılan villada, onu yenilemeye gücü yetmeyen yerel yönetimden kiralayarak, geçirdi. Abhaz yerel yönetime göre, Rusya’nın nükleer enerji kurumu başkanı Sergei Kiriyenko’nun Abhazya’da bir şaraphanesi var.
Ancak en büyük yatırımcı, geçen yaz Abhazya’yı savaşın birinci yıldönümünde ziyaret eden ve Abhaz savunmasını güçlendirmek için 500 milyon dolarlık devlet yardımı sözü veren Başbakan Putin. Ayrıca, Çarların, Sovyetlerin ve yeni Rus seçkinlerinin sevdiği devasa eski çam ağaçlarıyla ünlü Pitsunda kasabasını yeniden imar edecek devasa bir proje için söz verdi. Rus hükümeti, bölgesel yönetim başkanı Astamur Ketsba’nın “Putin Şehri” olarak adlandırdığı, yatlar, sağlık kulüpleri ve özel plajlar için bir limana sahip lüks bir tatil köyü inşa etmeyi planlıyor. Soçi’deki 2014 Kış Olimpiyatları için zamanında hazır olması bekleniyor. Bu arada Abhazya Başkanı Sergei Bagapsh, NEWSWEEK’e, şimdiden söz verilen 9 milyar rublenin 300 milyon rublesinin geldiğini ve Putin ile Rus vatandaşlarının Abhazya’da özel mülk sahibi olmasına izin verecek bir anlaşmaya vardığını söyledi. Gelecek ay açılacak Sokhumi havaalanının Soçi’dekinden daha iyi olduğunu ve yakında Rus S-300 karadan havaya füzelerinin Abhazya’da konuşlandırılacağını söyledi.
Yeni kazanılan bağımsızlıklarına yönelik bir saldırıdan korkan yerel halkın tamamı Rus parasının işgalinden memnun değil. Gagra ve Pitsunda şehirlerinin baş mimarı Tomara Lakrba, 10’dan fazla katlı Putin Şehri için önerilen uzun ve çirkin olan tasarımları gördüğünde “şaşırdığını” söylüyor. “Rus istihbaratının şehirlerimizde ne satın alıp inşa edebileceklerine karar verebilmeleri için bize bağımsızlığımızı verdiğini anladım” diyor.
Birçok genç Abhaz, Rus seçkinlerinin gururlu küçük devletlerini satın almasından endişe duyuyor. Akhra Smyr, “Rusların bizim farklı olduğumuzu anladığını sanmıyorum; yeniden bir KGB devleti olmak istemiyoruz. Sokhumi’de bir gençlik topluluğu aktivisti olan Akhra Smyr, “Toprağımızı asla Gürcistan’a geri vermeyeceğiz, ancak bağımsız olmak için Rusya’yı da kast ediyoruz” diyor. O ve diğer kızgın genç aktivistler, Rus tanklarının Gali bölgesindeki yolları nasıl tahrip ettiğini ve uluslararası telefon kodlarının nasıl Rusya’nın kodu olan +7 olduğu konusundaki hayal kırıklıklarını NEWSWEEK ile paylaştılar.
Abhazya’nın küçücük ordusu da, Gürcistan sınırını kontrol altına alan FSB tarafından zorla sindirildiğini hissediyor. Abhaz kontrolü altında (toplamda bir düzineden fazla olan) sadece iki kontrol noktası kaldı ve yaklaşık 120 Abhaz subayı işini kaybetti. Altmışı doğrudan kovuldu ve 60’ı gümrük memuruna dönüştürüldü. Abhaz sınır birliklerinin komutanı Albay Lavrik Mikvabia, “Hepimiz savaş gazileriyiz” diyor. “Özgürlüğümüz için kan döktük. FSB sınır görevlileri, bize onların kolonisiymişiz gibi davrandıklarında bunu unutmamalılar.”
Abhazların güçlü kuzey komşularıyla yaptıkları anlaşmayı yeniden gözden geçirmeleri için artık çok geç görünüyor. Abhazya’nın Gürcistan’ın kalanı ile olan sınırı, FSB’ye karşı sorumlu olan Rusya’nın sınır muhafızlarından oluşan tam bir tümen tarafından gözetleniyor. Üzerinde Rus Federal İnşaat Şirketi’nin çift başlı kartal logosu bulunan parlak turuncu kamyonlar, FSB’nin, bölgesel sınır hattında yerel bir merkez olan Gali’de sınır muhafızları ve aileleri için inşa ettiği yedi katlı binalar için kum ve çakıl taşıyarak sahil yollarında ilerliyorlar.
Abhazya’ya bu kadar çok Rus parası akarken, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın Rus ordusunun derhal geri çekilmesi için yaptığı çağrılar biraz boş. Moskova’nın çekilmeye söz verdiği savaşı sona erdiren ateşkes şartlarını boş verin. Başkan Bagapsh NEWSWEEK’e “Rusya daha yeni geldi” dedi. Batı, “Rus işgalcilerin yakında ayrılacağına dair herhangi bir yanılsamaya son vermeli”.
Kaynak: https://www.newsweek.com/how-russias-fsb-colonized-abkhazia-71447